Köşe Yazıları

BM ve Kıbrıs’ta Çözüm (Köşe yazısı)

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN

Dekan, Kıbrıs İlim Üniversitesi
KKTC Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

Guterres’in Kıbrıs’taki BM Barış Gücünün görev süresinin uzatılmasına ilişkin taraflara gönderdiği rapor taslağının içeriği, kullanılan dil ve yaklaşım, geçmişteki Rum ve Yunan yanlısı raporlara pek benzemiyor.

Bu defa raporda Kıbrıs konusunda geçmişte alınan kararlarla ve BM’nin ortaya koyduğu parametrelerle pek bir bağlantı yok. Geçmişte Kıbrıs sorununun üzerinde mutabık kalınan çözüm zemininden de hiç söz edilmiyor. Yani iki kesimli ve iki toplumlu Federasyona hiç değinilmemiş.

2017 yılında Crans Montana’da Rum lider Anastasiadis’in maksimalist istekleri nedeni ile çöken müzakereler bir türlü başlayamadı. BM Genel Sekreteri Guterres ise müzakereleri nasıl yeniden başlatacağının yolunu bulamamış gibi. Sanki 1977 yılında “Federasyon” hedefi ile başlayan müzakerelerin artık sonuç vermeyeceği gerçeğini, BM Genel Sekreterliği de anlamış. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin desteklediği “Kıbrıs’ta egemen eşitliğe dayalı ve iki devletli bir çözüm” kabul görmeye başlamış durumda.

Yeni olan gelişme ise, NATO’da İsveç ve Finlandiya’nın katılımı ile ilgili görüşmeler sürerken, perdelerin arkasında Türkiye’nin KKTC’nin NATO ülkeleri tarafından kabul edilmesi talebinin de görüşülüyor olması.

Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının, Türkiye’nin AB üyeliği ve AB ile ilişkileri konusunda her fırsatta “veto yetkilerini kullanmaları”, Türkiye’nin de NATO içinde “veto yetkisini” kullanmasını olağan ve kabul edilebilir hale getirmiş olması da yeni bir gelişme. İşin ilginç yanı 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 3. garantörü İngiltere’nin de bu konuya olumlu bakması.

BM Genel Sekreterinin İyi Niyet Misyonu’na ve UNFICYP’in görev süresinin yenilenmesine ilişkin gayrı resmi olarak yayınlanan rapor 18 Temmuz’da istişare edilecek, Temmuz sonunda da yayınlanacak.

Yukarıda söylediğim gibi, Kıbrıs Rum tarafı müzakereleri 2017 yılında Crans Montana’da maksimalist isteklerle çıkmaza sokmuştu. Şimdide her zamanki gibi Kıbrıs Rum tarafı rapor taslağına itiraz edecek, içeriğinin değişmesi ve Türkiye’nin suçlanması için elden geleni yapacak ve rapor kendi isteklerine yakın çıkacak. Türk tarafı da raporu kabul etmeyecek.

Zaten Kıbrıs sorununun yıllardır çözülememesinin nedeni de tam olarak budur: Kıbrıslı Rumların çözüm istememesi, her imkanı kullanarak çözüme mani olmaları, adanın sahibi olduklarına, Kıbrıs Türklerinin azınlık olduğuna inanmaları ve Enosis ütopyaları. Anlayacağınız gerek KKTC’de, gerekse Güney Kıbrıs’ta kim başa gelirse gelsin, Rumların bu kafasıyla bir anlaşma olması mümkün değil.

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN
Dekan, Kıbrıs İlim Üniversitesi
KKTC Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

BM ve Kıbrıs’ta Çözüm (Köşe yazısı)

BM ve Kıbrıs’ta Çözüm (Köşe yazısı)

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN

Dekan, Kıbrıs İlim Üniversitesi
KKTC Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

Guterres’in Kıbrıs’taki BM Barış Gücünün görev süresinin uzatılmasına ilişkin taraflara gönderdiği rapor taslağının içeriği, kullanılan dil ve yaklaşım, geçmişteki Rum ve Yunan yanlısı raporlara pek benzemiyor.

Bu defa raporda Kıbrıs konusunda geçmişte alınan kararlarla ve BM’nin ortaya koyduğu parametrelerle pek bir bağlantı yok. Geçmişte Kıbrıs sorununun üzerinde mutabık kalınan çözüm zemininden de hiç söz edilmiyor. Yani iki kesimli ve iki toplumlu Federasyona hiç değinilmemiş.

2017 yılında Crans Montana’da Rum lider Anastasiadis’in maksimalist istekleri nedeni ile çöken müzakereler bir türlü başlayamadı. BM Genel Sekreteri Guterres ise müzakereleri nasıl yeniden başlatacağının yolunu bulamamış gibi. Sanki 1977 yılında “Federasyon” hedefi ile başlayan müzakerelerin artık sonuç vermeyeceği gerçeğini, BM Genel Sekreterliği de anlamış. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin desteklediği “Kıbrıs’ta egemen eşitliğe dayalı ve iki devletli bir çözüm” kabul görmeye başlamış durumda.

Yeni olan gelişme ise, NATO’da İsveç ve Finlandiya’nın katılımı ile ilgili görüşmeler sürerken, perdelerin arkasında Türkiye’nin KKTC’nin NATO ülkeleri tarafından kabul edilmesi talebinin de görüşülüyor olması.

Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının, Türkiye’nin AB üyeliği ve AB ile ilişkileri konusunda her fırsatta “veto yetkilerini kullanmaları”, Türkiye’nin de NATO içinde “veto yetkisini” kullanmasını olağan ve kabul edilebilir hale getirmiş olması da yeni bir gelişme. İşin ilginç yanı 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 3. garantörü İngiltere’nin de bu konuya olumlu bakması.

BM Genel Sekreterinin İyi Niyet Misyonu’na ve UNFICYP’in görev süresinin yenilenmesine ilişkin gayrı resmi olarak yayınlanan rapor 18 Temmuz’da istişare edilecek, Temmuz sonunda da yayınlanacak.

Yukarıda söylediğim gibi, Kıbrıs Rum tarafı müzakereleri 2017 yılında Crans Montana’da maksimalist isteklerle çıkmaza sokmuştu. Şimdide her zamanki gibi Kıbrıs Rum tarafı rapor taslağına itiraz edecek, içeriğinin değişmesi ve Türkiye’nin suçlanması için elden geleni yapacak ve rapor kendi isteklerine yakın çıkacak. Türk tarafı da raporu kabul etmeyecek.

Zaten Kıbrıs sorununun yıllardır çözülememesinin nedeni de tam olarak budur: Kıbrıslı Rumların çözüm istememesi, her imkanı kullanarak çözüme mani olmaları, adanın sahibi olduklarına, Kıbrıs Türklerinin azınlık olduğuna inanmaları ve Enosis ütopyaları. Anlayacağınız gerek KKTC’de, gerekse Güney Kıbrıs’ta kim başa gelirse gelsin, Rumların bu kafasıyla bir anlaşma olması mümkün değil.

Prof. Dr. (İnş. Müh.), Doç. Dr. (UA. İliş.) Ata ATUN
Dekan, Kıbrıs İlim Üniversitesi
KKTC Cumhurbaşkanı Politik Danışmanı

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın